İzmir ve yitik canlarımız
Recep ÇINAR

Recep ÇINAR

İzmir ve yitik canlarımız

03 Kasım 2020 - 13:13 - Güncelleme: 03 Kasım 2020 - 19:31

Doğruyu söylemek gerekirse, “futbol” yazmak içimden gelmedi…
“İzmir depremi” ve 100’ün üzerinde can kaybı…
Sadece İzmirliler değil, bütün insanlık, “moloz yığınlarına dönmüş binalardan bir canlı çıkar mı” diye dualar ederken,  futbolun “100”süzlüğünü yazmanın ya da konuşmanın zerre değeri yok…
Başkalarını bilmem, ama benim için öyle.
xxx
2020 gerçekten felaketler yılı oldu…
Hangi birisini yazacaksın?
Hangi birisini görmezden geleceksin…
Hangi birisinin derdiyle dertlenmeyeceksin…
Hangi birine ağıtlar yakmayacaksın.
xxx
Ocak ayı içinde yaşanan Elazığ ve Malatya depremi…
Tam tamına 41canı toprağa verdik…
Kırk bir canımız da Van’ın Bahçesaray ilçesinde çığ altında kaldı…
Daha onların acısı dinmeden, yaraları sarılmadan şimdi de güzel İzmir’imiz, aynı felaketle yüz yüze geldi…
Bu yazıyı yazdığım sıralarda kaybettiğimiz can sayısı 102’ye ulaşmıştı…
İnşallah bu sayı artmaz…
Dualarımız artmaması doğrultusunda.
xxx
İzmir’de kaybettiğimiz canlarımız için acımız gerçekten büyük…
Yüreklerimiz yanmıyor… 
Yanmıyor resmen kavruluyor…
Bu acının tarifi olmaz.
xxx
Deprem…
Takdir Allah’tan…
Amenna saddakna…
Tedbir bizden…
Yeni yeni binalar yapılıyor…
“Kentsel dönüşüm”ler, “rantsal dönüşüm”lere kurban edilirse, biz millet olarak bu acıları daha çok yaşarız.
xxx
İzmir’de de kenetlendik…
Elazığ ve Malatya’da olduğu gibi…
Devlet İzmir’deydi…
Enkazın altında değil, üstündeydi…
Aynen Elazığ ve Malatya’da olduğu gibi…
Acıları diner mi dinmez mi?
Kim bilir!
Ama, yaralar sarılıyor…
Devletin güçlü kolları depremzedeleri sarıp sarmalıyor…
Devlet, Çevre ve Şehircilik Bakanı, hemşehrimiz Murat Kurum ve Sağlık Bakanı Konyalı Fahrettin Koca’yla, Tarım Orman Bakanı Bekir Pakdemir’liyle, birçok milletvekili ve bürokratıyla İzmir’de...
Sadece devlet mi?
Elbette değil…
Milletimiz de İzmir’de…
Kimi bedeniyle, kimi yüreğiyle…
Kimi vicdanıyla, kimi cüzdanıyla…
Özetle; hem devletimiz, hem de milletimiz iyilikte yarışıyor…
Allah devlete de, millete de zeval vermesin.
xxx
Pazar günü 3 yaşındaki Elif bebeği çıkardık enkazdan…
Hem de 65 saat sonra…
Sonra bir mucize daha gerçekleşti…
Bu sefer de 4 yaşındaki Ayda Bebek  gün yüzüne çıktı…
İkinci kez dünyaya geldi…
Tam tamına 91. saatte “babam nerede” diye sordu, kendisini enkazdan alanlara…
İnşallah annesi de sağ salim çıkar, enkazın altından…
Ayda bebek annesine kavuşur, Elif bebek gibi.
xxx
Yazıma başlarken söylediğim gibi, içimden futbol yazmak gelmedi…
Elif ve Ayda bebek gibi güzel “100”lüler yeniden dünyaya gelirken, futbolun kirli “100”ünü yazmak ya da konuşmak benim bünyeme uymaz…
Hele de kaleminin ve ağzının ayarı olmayan maskeli 3’lerle 5’ler varken.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar