Yargıda düzenleme şart

Başbakan Erdoğan, casusluğun müeyyidesinin çok ağır olduğunu belirterek, "Yargıda bir düzenlemenin yapıması şart" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Casusluk olayının müeyyidesi tabii çok ama çok ağır. Bu bakımdan bizim şu anda 30 Mart'ı hayırlısıyla atlatıp sonra önümüze bu noktada çok farklı bakmaya mecburuz. Yargıda bir düzenlemenin yapıması şart" dedi.

Erdoğan, ​ATV ve A Haber'de ortak yayınlanan, "Başbakan ile Gündem Özel" programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı. 

Erdoğan, "Bunun adımlarını atmadığımız sürece çok açık net söylüyorum, ulusal güvenliğimiz tehdit altındadır. Ulusal güvenliğimizi bu tehditten kurtarmak için alacağımız tedbirlerin başı da yargıdaki düzenlemelerdir" dedi.

Şu anda yargının henüz adil bir karar vercek, bir kısım yargı adil bir kararı verebilecek durumda olmadığını belirten Erdoğan, "Çünkü yargıyı da o şekilde dizayn etmişler. Bir defa bunun belli bir düzene sokulması lazım. Niye biz olaya HSYK'dan başladık? Çünkü alt derece mahkemelerde herhangi bir cezai müyeyyide uygulayamıyorsunuz" ifadesini kullandı.

 

-Kendileri böyle bir ricade bulundular-

 

Mustafa Koç ile görüşmesine de değinen Başbakan Erdoğan, "Kendileri böyle bir ricada bulundular. Geldiler, tabii biz açıkçası Hürriyet'teki o söyleşiye de hiç girmedik. Hiç o konuya da yani böyle böyle dediniz. Hiç ona girmedim. Sadece orada bizim şeyimiz, özellikle yapacakları yatırımlar noktasında konuşmalarımız oldu" dedi.

Erdoğan, meydanlardaki çoşkunun, heyecanın bir şeyi gösterdiğini belirterek, "Bu paralel yapı meselesi, halkı birbirine çok farklı şekilde kenetlemiş. Bayanların coşksuna bakıyorum, çok ciddi kenetlenmişler" görüşüne yer verdi.

Yerel seçimler öncesi provokasyon olacağı yönündeki iddialarla ilgili olarak da Erdoğan, böyle bir şey beklemediğini ancak olmaz olmaz da denilemeyeceğini söyledi.

 

-Aydın Doğan'ın işi zorlaştı-

 

Başbakan Erdoğan, Aydın Doğan'a randevu verip vermeyeceği konusunda ise Aydın Doğan'ın işinin zorlaştığını dile getirdi.

Erdoğan, "Yok o daha farklı yerleri devreye sokması lazım. Çünkü şu anda yayın politikalarıyla bi defa çok çok ahlaki olmayan yollara giriyorlar. Özellikle köşe yazarlarıyla vesaireleriyle yani hiç böyle bir ahlak, şu bu filan diye bir şey yok. Tamamen zaten paralel yapının adeta bir yayın organı gibi şu anda bir çalışmanın içinde" ifadesini kullandı.

 

-Bu medya onurlu şehsiyetli olsa-

 

Erdoğan, medyayı eleştirerek, "Medya bir defa onurlu, şahsiyetli olsa bir başbakanın, adalet bakanıyla konuşmasını ki bu kriptolu telefondur, bakın bu kriptolu telefonu adamlar dinliyor. Kim parelel yapı, nereden dinliyor? Benim artık aramama gerek yok, TÜBİTAK. Bu devlete saldırıdır" dedi.

MİLGEM ihalesine de değinen Erdoğan, "Burada rekabet koşulları oluşmamış, bu firmanın da şu anda Türkiye'de en büyük kızağa sahip olan firma bu firmadır. Bundan daha büyük kızağa sahip olan ikinci bir firma yok. Şimdi böyle birisini sen dışarda bırakıyorsun, rekabet koşullarını yok farz ediyorsun, ondan sonra da adrese teslim bu işleri vermek istiyorsun" diye konuştu.

 Erdoğan, gezi olaylarındaki karakterin ve kullanılan figürlerin aynen Ukrayna'da olduğunu belirterek, bunların hepsini izlediklerini bildirdi.

En büyük üzüntülerinden bir tanesinin de Suriye'de yaşanan iç savaşın olduğuna işaret eden Erdoğan, dünyanın halen kimyasal silah, konvansiyonel silah ayrımını yapmakla asılnda insanlara en büyük zulmü yaptığnı vurguladı.

 

-Bunları temizleyeceğiz-

 

Dinlenme riski olmadan konuşabilecek durumda olmadığına değinen Erdoğan, "Şu anda mesela güvenlikli hat denilen telefonları artık kullanmıyorum, bıraktım. Şimdi artık normalden konuşuyorum, 'dinlerseniz dinleyin' diyorum, 'ne dinlerseniz onu dinleyin' diyorum. Bu hale geldi iş. Bu işin rezilliği çıktı. TÜBİTAK'ta vesaire çok kararlı adımlar attık, atıyoruz. Bunu temizleyeceğiz, bunun hiç lamı cimi yok. Öyle hafiften geçemeyiz ve mutlaka da bunun hesabını en ciddi şekilde, en kararlı şekilde soracağız" dedi.

 Erdoğan, 30 Mart'tan sonra atacakları başka adımların olduğuna dikkati çekerek, "Bazıları youtube, facebook, şudur budur bazı şeyler söylüyorlar. O konularda 'acaba dünya ne der, şu ne der, bu ne der' inanın benim ve bazı arkadaşlarımın hepsinin demiyorum, bu konuda kararlılığımız var. Yani biz bu milleti youtube'a, facebook'a, şuraya, buraya yediremeyiz. Atılması gereken adım neyse bu adımı en kesin hatlarla atacağız" ifadesini kullandı.

 

-Putin düşüncelerime katılıyor-

 

Başbakan Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile yaptığı görüşmeyi aktarırken, "Ukrayna'nın toprak bütünlüğü üzerinde hassasiyetimiz şarttır' dedim. 'Burada Rusya olarak Türkiye olarak Ukraynalılarla beraber elimizden gelen bütün gayreti göstermeye mecburuz' dedim. 'Düşüncelerinize aynen katılıyorum' dedi" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanlığının dinlenmesi yönündeki bir soruya Başbakan Erdoğan, "Ben orada da ikili telefon görüşmelerinin dinlenmediğine inanmıyorum, Sayın Cumhurbaşkanımız o konuda ne derse desin. Arşivde duruyor, vakti saati geldiğinde bunlar onu da açıklarlar. Ben orada da ikili telefon görüşmelerinin dinlenmediğine inanmıyorum, Sayın Cumhurbaşkanımız o konuda ne derse desin. Arşivde duruyor, vakti saati geldiğinde bunlar onu da açıklarlar" yanıtı verdi.

Paralel yapının bir dini örgüt, dini cemaat olmadığını vurgurlayan Erdoğan, "Tamamen siyasi bir örgüttür ve bu örgütün içinde casusluğa varıncaya kadar her şey vardır. Ne zaman biz uyandık? MİT Müsteşarımızla alakalı, çünkü oradaki olayda rol alanları görünce dedik ki 'Bu iş belli oldu.' Ondan sonra zaten artık biz yoğurdu üfleyerek yemeye başladık. Sadece orada değil, birçok birimlerde. Bakanlıkların hemen hemen hepsinde" dedi.

 

-İntikam timleri olarak görüyorum-

 

Paralel yapıyı adeta, tikam timleri olarak gördüğünü belirten Başbakan Erdoğan, "Dikkat ederseniz Balyoz'da çok hızlı gittiler ama Ergenekon'da hala 6-7 ay oldu gerekçe daha hazırlanmadı. Bu manidardır, düşündürücüdür. Bu yine paralel yapının bir tuzağıdır" diye konuştu.

Erdoğan, çözüm süreciyle ilgili olarak hala aldıkları neticeleri olumlu değerlendirdiklerini söyledi.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Güneydoğu ve doğu herhalde son yıllardaki veya geçirdiğimiz yerel olsun genel olsun son seçimlerdekinden çok daha sağlıklı bir süreci yaşıyoruz. Temenni ederim ki şu 24 gün içerisinde de bu süreç böyle devam eder. Bazı ufak tefek şeyler olmuyor değil ama çok daha sağlıklı bir şekilde gidiyor. Ben inanıyorum ki bu seçim eğer bu havada inşallah biterse bundan sonraki süreç bölge halkının umutlarını daha da artıracak." 

 

-İftiralar hala edepsizce-

 

Ailesi ve çocuklarıyla ilgili iftiraların hala edepsizce, ahlaksızca yapılmaya devam ettiğine dikkati çeken Erdoğan, "Benim evlatlarımın gırtlağından, boğazından haram lokma geçmemiş. Son çeteyi çökertene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.

Başbakan Erdoğan, seçme ve seçilme yaşını 18'e indireceklerini söyledi.

 

-Bu mücadeleyi beraber vereceğiz-

 

Seçimlerde herkesin yüreğini oraya koymasını isteyen Erdoğan, "Bu bakan da olabilir milletvekili de olabilir, yüreğini ortaya koyacak hepsi. Çünkü gerçekleri görüyorlar, bu bir istiklal mücadelesiyse bu mücadeleyi beraber vereceğiz" dedi.

Erdoğan, İş adamı ve medya patronlarının dinlenmesiyle ilgili, "Ben de işte bunlardan yiğitlik istiyorum. Mesela bize bazıları geliyor diyor ki: 'ben, televizyona çıkıp anlatmak istiyorum' diyor. Ben de 'isabetli olur' dedim. Çıkacaklar belki de bu arada, doğru anlatacaklar" ifadesini kullandı.

'Ne dinlerseniz dinleyin' diyorum Başbakan Erdoğan, "Ben şu anda 'güvenilir hat' denilen hatları kullanmıyorum. Normalden konuşuyorum, 'Ne dinlerseniz dinleyin' diyorum" dedi.

ANKARA (AA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ATV ve A Haber ortak yayınında Başbakan ile Gündem ''Özel'' programında gazetecilerin sorularını yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu.

Dinleme olaylarını "casusluk" olarak nitelendirdiği anımsatılan Erdoğan, bunun müeyyidesine yönelik soru üzerine, şunları söyledi:

"Bunun müeyyidesi çok ağır. Siz de ifade ettiniz casusluk, ajanlık. Bunların hepsine giriyor bu. Fakat şu anda yargı henüz adil bir karar vercek, bir kısım yargı adil bir kararı verebilecek durumda değil. Çünkü yargıyı da o şekilde dizayn etmişler. Bir defa bunun belli bir düzene sokulması lazım. Niye biz olaya HSYK'dan başladık? Çünkü alt derece mahkemelerde herhangi bir cezai müyeyyide uygulayamıyorsunuz. Bir defa kapanın elinde kalıyor, istediğini istediği zaman, istediği şekilde dinleyebiliyor. Sadece dinleme değil, ortam, görüntüleme hepsi var. Bunların hepsini yaptılar ve yapıyorlar."

"On binlerce, yüz binlerce insan dinlendi" ifadesini kullanan Erdoğan, tam rakamın belli olup olmadığını sorulması üzerine, "Bu ilgili kurumlarda bellidir ama benim açıklamam doğru olmaz ama biliyorum ki on binlerce insan bu ülkede dinlendi" diye konuştu.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Geçenlerde biliyorsunuz, başsavcının yaptığı açıklama, 'bu 3 bin değil' dedi, 'daha geleceği var' dedi. Niye? Çünkü açıldıkça ve yaptıkları atamalar neticesinde göreve başlayan savcılar bir de bakıyorlar ki karıştırdıkça başka şeyler çıkıyor. Emniyette bakıyorsunuz başka başka dosyalar ortaya çıkmaya başladı, bunlar ortaya çıkıyor. Bir çok şeyler de CD'ler vesaire kaçırılmış durumda. Bir taraftan iz sürülüyor. Şimdi iş burada bitmiyor ki bir de üst mahkeme var. Yargıdaki durum ne olacak? Yargıya geldiğiniz zaman orada da farklı düzenleme var. Dolayısıyla burada adil bir düzenleme yapmadığınız sürece bir defa netice almak mümkün değil. Mesela adam kalkıyor diyor ki hakarete 'ağırlaştırılmış eleştiri' diyor veya bu dinlemelerle ilgili adam dinlemedi de diyebilir. Çok zor bir şey değil. Bizim başımızda bilirkişi denilen bir bela var mesela. Nasıl bir bilirkişiye gönderecek? Gönderdiği bilirkişi kalkıp istedikleri istikamette rapor hazırladığı anda herşey bitmiştir. Kendini de kurtarıyor, ajanı da kurtarıyor, casusu da kurtarıyor. Casusluk olayının müeyyidesi tabii çok ama çok ağır. Bu bakımdan bizim şu anda 30 Mart'ı hayırlısıyla atlatıp sonra önümüze bu noktada çok farklı bakmaya mecburuz. Yargıda bir düzenlemenin yapıması şart. Bunun adımlarını atmadığımız sürece çok açık net söylüyorum, ulusal güvenliğimiz tehdit altındadır. Ulusal güvenliğimizi bu tehditten kurtarmak için alacağımız tedbirlerin başı da yargıdaki düzenlemelerdir. İlk adımını bununla attık ama bunun devamı mahiyetinde olan adımlar var ki bunları da atmak zorundayız. O zaman inanıyorum ki vatandaşım rahatlayacaktır."

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının uluslararası görüşmeler yaptığını ve dinlendiğini aktaran Erdoğan, "Biz tahkime gideceğiz ve bu tahkimden ülkemizin menfaati var. 1 milyar dolar bizim ordan almamız gereken para var. Adamlar bunu dinliyor ve onu da ondan sonra kalkıp ona karşı kullanıyor. Niye? Kendisi orada yatırımlara girecekler veya adamlarını sokacaklar. Bunlar hakikaten yenilir yutulur işler değil" dedi.

Başbakan Erdoğan, "Meydanları nasıl görüyorsunuz. Seçim ortamını nasıl buluyorsunuz? Yasa dışı dinleme ve paralel yapı tartışmaları, oy oranınızı, oy tabanınızı nasıl etkiliyor? Dün Aksaray'da önemli bir kitle BDP'lilere saldırdı. Dün de Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Van Muradiye'de saldırıya uğradı. Seçim öncesi provokasyon riski görüyor musunuz?" şeklindeki soru üzerine şunları söyledi:

"Bugün tabii Elazığ ve Malatya'daydık. Gerek Elazığlı vatandaşlarıma gerekse Malatyalı vatandaşlarıma özellikle çok çok teşekkür ediyorum. Hakikaten Elazığ'da bugün bambaşka heyecan, coşku vardı. Benim Elazığ'a bugüne kadar Başbakan olarak 14. veya 16. gidişimdi. Bütün bu gidişlerimde gördüğüm ilgi ve alakanın çok çok fevkinde ilgi ve alaka vardı ve biliyorsunuz gakkoşların coşkusu, heyecanı farklıdır. Gakkoşlar da  bize bugün onu caddelerde, yollarda çok açık genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla, erkeğiyle gösterdiler. O coşku, heyecan bir şeyi gösteriyordu. Yani bu paralel yapı meselesi, halkı birbirine çok farklı şekilde kenetlemiş. Bayanların coşkusuna bakıyorum, çok ciddi kenetlenmişler. Gençler öyle."

"Malatya tarih yazdı bugün" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Yani resmi rakamlara bakılırsa, emniyetin söylediği rakamlar 100 bin kişi. Uçsuz bucaksız, gerçekten tıklım tıklım dolu meydan. Malatya'da da benim çok sık yaptığım mitingler vardı. Bu meydanı yanılmıyorsam ikinci defa kullandık. Bu meydanda da bundan önceki mitinge göre, çok daha farklı bir katılım vardı, çok daha büyük bir coşku vardı. Zaten paralel yapıya girmeden meydan, yani birinci, ikinci, dediğiniz zaman, üç kafadarın üçüncüsünü zikretmeden meydan hemen tepkisini ortaya koyuyor. Orada da coşku heyecan çok çok farklıydı. Vatandaş enteresan sloganlar uydurmuş. Nereden bulmuşsa. Pankartlar çok çok farklı. Yine kendileri bakıyorsunuz, pankartlar hazırlıyorlar, onlarla meydana geliyor. Tabi insan hakikaten bunları görünce, o duygu, o tepki çok çok farklı."

"30 Mart akşamı zaten montajı görecekler"

"Öbür taraftan da bakıyorsunuz, muhalefet ikide bir fotomontaj, photoshop filan diyor. Hepsi ortada işte. hepsi Malatya'da meydanda, Elazığ'da meydanda" ifadelerini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Demekki bunların montaj tekniği çok çok farklı. Bulamadıkları şeye hemen montaj diye yapıştırma yapıyorlar. Onlar onunla oyalana dursunlar. Biz yolumuza aynı şekilde devam ediyoruz. 30 Mart akşamı zaten montajı görecekler, photoshopu görecekler. Milli irade sandıkta en güzel şekliyle tecelli ederek gerekli cevabı en güzel şeklinde verecek."