Reklam
  • Reklam
Kuruyoruz...
BİLGE YILMAZ

BİLGE YILMAZ

Kuruyoruz...

10 Haziran 2021 - 17:10

Evet kuruyoruz ama kafamızda değil...

Küresel ısınma, iklim değişikliği, vs. ile birlikte konumumuz itibari ile kuraklığın yoğun hissedildiği bir noktadayız.

Eskiden Konya’nın sonu sudan olacak derlerdi. Şehir efsanesi gibi bir şeydi bu. Kastedilen su değil susuzlukmuş meğer.

Tarımın başkenti olması sebebiyle sulama konusu önem kazanırken, kuraklık ve dengesiz hava şartları yüzünden verim ve rekolte düşmekte. Sulama konusu geniş tarım arazilerine sahip olan şehrimiz için hassas bir konu. Bu hassasiyete uygun davranmamak da sorunları beraberinde getirir maalesef.

Bilinçsiz ve yanlış kullanım yer altı su kaynaklarımızı yok ediyor!

Tarlalarını sulamak için kuyu kazan her çiftçi, alacağı ürünü düşünerek bilinçsizce suyu kullanabiliyor. Çiftçilik elbette zor, masraflı fakat her konuda olduğu gibi bu konuda da akılcı çözümlerle sorunlara yaklaşmak gerekir. Kısıtlı imkanlarla maksimum faydaya ulaşmanın yolları aranmalı, çözümler bulunmalıdır. Yeni nesil sulama sistemleri kullanmak, planlı ve verimli çalışmak çok fayda sağlayacaktır.

Su tüketimi yalnızca çiftçiye mal edilemez, hepimizin dahli var bu konuda. Yıllardır süregelen su tüketimi konusundaki bilinçlendirme çabalarının karşılığını bulması bizim için, bölgemiz için daha elzem olmuştur. Nitekim, art arda gelen obruk haberleri, çekilen / azalan göl suları bizlere yerin bize bir şeyler söylediğini fakat duymadığımız için artık çığlık attığını gösteriyor.

Obruklar kırsal alanlarda, tarım arazilerinde görünse de, bu sorunun yerleşim alanlarını tehdit etmediği anlamına gelmez. Tabi ki kentleşme için yer altı yer üstü bütünüyle çalışmalar yapılır, yerleşim alanları bu açıdan daha güvenilirdir diyebiliriz belki, ancak garanti verebilir miyiz?

Düşünsenize, bir mahallenin altında obruk oluştuğunu, yitirilebilecek canları... Çok endişe verici değil mi bu olanlar? Soğukkanlılıkla turistik değer yükleyip, yarım ağız aaa diyerek bir yere varamayız. Sorunu kabul edip dert edinirsek çözüme ulaşmak için de çaba sarf ederiz.

Dün Sayın Uğur İbrahim Altay’ın atık su arıtma tesislerinin paylaşımlarını gördüm, içim açıldı. Tam da aklımdan geçen bu atık suların arıtılıp fayda sağlanmasıydı. Çok mutlu oldum.

Yeşili sadece kamusal alanlardaki park ve bahçelerle sınırlı olmayan bir şehir olalım istiyorum hepimiz gibi. Bu sebeple de yüksek yerlere, tarım alanlarının çevrelerine olabildiğince ağaçlandırma yapmalıyız diye düşünüyorum. Örneğin tarlası için kuyu kazan bir çiftçiye bunun karşılığı olarak yılda belli bir sayıda ağaç dikme yükümlülüğü verilse çok iyi olmaz mı? Ya da kent genelinde sosyal hayatta alınan konser biletleri, eğlence mekanlarına giriş ücret ve biletlerinin bir kısmının fidan bağışı karşılığında kesilmesi belediye meclisi tarafından kararlaştırılsa güzel olmaz mı? Yıllardır düşünürüm bunu, bir konser için satılan biletlerin minimum %5 olmak kaydıyla satışı fidan veya kan bağışı karşılığında olsa, kan bağışlayanlara kesilen biletler de en ön sıralara geçse, tüm dünyaya örnek olmaz mı?

Konya’mız suya aç, suya hasret... O yüzden doymuyor suya, yağmura... İklim değişikliği sorunu yüzünden daha da azaldı yağışlar ya da gördüğümüz gibi Haziranda yağdı. Bu dengesizlik bizleri etkilediği gibi bizden sonrakileri de etkileyecek. Belki de en çok onları etkileyecek.

Özetle bilinçli ve planlı sulama, özellikle de ağaçlandırma şart... Bu şehrin sakinleri olarak da üzerimize düşenin farkına varmalı ve elimizi taşın altına koymalıyız artık...

Saygılarımla...

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar