İyi ki Sehic günündeydi!
Recep ÇINAR

Recep ÇINAR

İyi ki Sehic günündeydi!

29 Aralık 2020 - 14:27

Skor üstünlüğüne rağmen hem sakin kalamamanın, hem yakalanan net fırsatları değerlendirememenin, hem de organize olamamanın bir izahı yok…
Tam anlamıyla oynanan, korku futbolunun da…
1-0’dan sonra özellikle Levan Shangelıa’nın ve sahanın en iyisi Amir’in yakalayıp, değerlendiremedikleri pozisyonlarla maçı koparmak aslında çok mümkündü…
Ama olmadı!
Dolayısıyla skor olarak bir rahatlama söz konusu olmayınca da Rizespor’u oyuna ortak etti Konyasporlu oyuncular…
Daha da ötesi oyunu tutan taraf Rizespor oldu…
Konuk takım, özellikle de kenarlardan getirdiği toplarla Konyaspor kalesinde büyük tehditler oluşturdu…
İyi ki Sehic günündeydi…
Ya günün de olmasaydı?
İşte o zaman İsmail Hoca “Oyuncularımız ellerinden geleni yaptı 1-1 berabere bitti. Kazanamıyorsanız kaybetmeyeceksiniz, bugün de kaybetmedik. Kazanabilirdik, bir puan için oyuncularımı tebrik ediyorum” diyebilir miydi?
Zannetmiyorum…
Ama, Konyaspor’daki şu gerçeği de ıskalamamak lazım…
Sakatlıklar ve eksiklikler nedeniyle burnunun ucunu göremiyor, hem Başkan Hilmi Kulluk, hem de Teknik Direktör İsmail Kartal…
Bunu göz ardı edersek bir hakkı yemiş oluruz…
Bu sakatlıklara Rize maçında bir yenisi daha eklendi…
Adil…
Maçın 18. dakikasında sakatlandı…
Darbe marbe de almadı, bir geri pastan sonra acılar içerisinde yattı…
MR’dan sonra durumu netlik kazanacak…
Büyük bir ihtimalle kuvvetsizlikten dolayı adale sakatlığı…
Benim esas söylemek istediğim şu; Konyaspor’daki bu sakatlıkların normal olmayışı…
Eğri oturup doğru konuşmak gerekirse, sakatlıklar, hastalıklar ve cezalar nedeniyle Konyaspor’un iki yakası bir araya gelmedi…
Sezon başından bu yana Aniçiç, Hurtado, Ömer Ali Şahiner, Adil Demirbağ, Uğur Demirok, Artem Kravest, Sokol Cıkalleshı, Amir Hadziahmetoviç ve Miya adale sakatlığından, Musa Çağıran ve  Samuel Eduok menisküs nedeniyle  takımdan ayrı kaldılar…
Alper hem adale hem de çapraz bağ sakatlığı sonucunda takımı yalnız bıraktı…
Tabi ki bir de kovitliler var…
Ömer Ali, Ahmet Çalık, Sehic, Sokol Cıkalleshı, Erdon Daci ve Levan Shengelia…
Ve bütün bu olumsuzluklara rağmen Konyaspor 14 maçta 19 puan yapmışsa, hem yönetim, hem de teknik ekip şükretmeliler…
Hocanın hatası ya da oyuncuların kapasitelerinin altında oynamaları da cabası…
Rize maçındaki oyuna geç müdahalesi ve bunun yanısıra Oğuz Kaan Güçtekin tercihi nedeniyle teknik direktörlüğü tartışılır hale gelen İsmail Kartal, dua etsin ki, bu sakatlıklar, hastalıklar ve eksiklikler, kendisinin daha çok tartışılır bir hale gelmesinin de doğal olarak önüne geçiyor…
Bu sıkıntılar olmasa, belki daha ağır eleştirilecek İsmail Hoca…
Örneğin Rize maçına “neden Milosoviç değil de, Oğuz Kaan ismi tahtaya yazılan ilk futbolcu oldu?” diye eleştirilebilir…
Kadroda olmasına rağmen, kulübede olmasını ben de eleştirdim…
Ama öğrendim ki, Kayserispor maçında bileğine darbe aldığı için ve bileğinin şiş olması nedeniyle ilk 11’de yer almamış Miloseviç…
Hoca da, 90 dakikayı çıkaramayacağı için kenarda tutmuş kendisini…
Miloseviç, 68’de de sarı kartı da olan ve ikili mücadelelerde pasif kalan Oğuz Kaan’ın yerine oyuna girdi…
Yediğimiz golde Oğuz Kaan, Rizeli oyuncuya, müdahale etmeyip, refakatçilikte kalınca kendisine kulübe göründü…
Ama, iş işten geçti, o da ayrı bir mesele…
Sonuç olarak; Rize maçı iyi başladığımız, kötü bitirdiğimiz bir maç oldu…
İnşallah Hatay deplasmanında bunu telafi ederiz…
Çünkü, bu takım deplasmanda daha iyi oynuyor.

Son Yazılar