Sona doğru gelirken...
Murat DÖNMEZ

Murat DÖNMEZ

Sona doğru gelirken...

02 Haziran 2015 - 13:22

Hafta sonunda sandığa gidip halk iradesinin tecellisinin oluşmasına hem tanıklık edeceğiz hem de katkı sağlayacağız.

 25. dönem Milletvekilliği seçimlerini yaparak, 2019 yılına kadar ülkemizi  yönetecek olan parti veya partilere yetki vereceğiz.

Ülke genelinde  56 milyona yakın seçmen var. Katılımın ne olacağı merak konusu tabii. En az 50 milyona yakın seçmenin sandığa gitmesi bekleniyor.  Konya'da ise bir milyon 400'e yakın seçmen 5 binden fazla sandıkta oy kullanacak.

Umarız hayırlısı olur.                                                                                                 

Artık meydanlarda son kozlar oynanıyor.

Bel altı vurmalar, ahlaksız dedikodular alıp başını gitti.

Umarız son günlerde asayiş berkemal olur da Türkiye seçim sürecini kazasız belasız sonuçlandırır.

Bu seçimlerde muhalefet partileri ağırlıklı olarak ekonomik söylemleriyle dikkat çekti. Özellikle asgari ücret ve emekli maaşları sık sık gündeme geldi, partilerin seçim beyannamelerinde yer aldı.

İktidar partisi ise, 2 temel noktada bir duruş sergiledi. Başkanlık sistemi ve çözüm süreci. Diğer konular, Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu'nun diğer muhalefet partilerini eleştirmesinden dolayı çok fazlaca duyulmadı. Yapılacaklardan çok, yapılanlar anlatıldı. Birde Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın toplu açılış  törenleri kapsamında söyledikleri var tabii..

Neyse, seçimler yapıldıktan bir hafta sonra söylenilen iyi-kötü  tüm şeyler unutulur çünkü.

Önemli olan seçimlerin nasıl bir aritmetikle sonuçlanacağı.

Ak Parti, CHP ve MHP'nin Meclis'te şu veya bu şekilde olacağı aşikar.

Her şey HDP'nin alacağı oya bakıyor.

11 Haziran 2011'de yapılan seçimlerde bağımsız olarak milletvekili seçilenler, daha sonra da TBMM'de bir araya gelip grup kurmuşlardı.

HDP'nin geçen sene 10 Ağustos'taki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Demirtaş'ın aldığı oy oranı kendilerine güven getirmiş olmalı ki; bu seçimlerde bağımsız değil parti olarak seçimlere girme kararı almaları aslında tüm hesapları alt üst etti.

Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal misali...

Barajı geçse de bir dert, geçmese de...!

Geçerse iktidar partisinden önemli, CHP'den ise kısmen kayıp olacak.

Böyle olunca da 8 Haziran'da Meclis'te nasıl bir aritmetik oluşacak merak konusu. Tek başına  iktidar olacak mı, yoksa koalisyon mu yapılacak. Ya da bir süreliğine azınlık hükümeti kurulup en kısa zaman da seçimler tekrarlanacak mı?

Çoğu insan bununla yatıyor, bununla kalkıyor.

Ne olacak diye?

Kimse merak etmesin. Bu ülke güçlü ve büyük bir ülke.

Bunun da üstesinden gelir.

Yeter ki, sona doğru gelinirken, sonrasında da yüz yüze bakılacak olunmasıdır. Aynı masa etrafında oturulacak, hatta aynı tastan kaşık sallanacak olunmasıdır.

Sona doğru gelirken, kırıp dökmeye gerek yok.  Çünkü yine biz bize olacağız.

 

 

 

 

 

 

 

Son Yazılar