İstanbul Sözleşmesine neden hayır diyorlar ?..
Nazım PEKER

Nazım PEKER

İstanbul Sözleşmesine neden hayır diyorlar ?..

14 Eylül 2020 - 10:52

Onlar da biliyor, İstanbul Sözleşmesi’nin; “Kadına ve aile içi şiddete” karşı hazırlandığını. Buna itirazları da yoktur kanımca.

​Onların atladığı ve midelerini bulandıran: “Sosyal Cinsiyet” kavramına özgürlük tanıyarak erkek erkeğe ve kadın kadına lezbiyenler için nikâhın ve evliliğin önünü açtığınadır.

​Bu sözleşme imzalanırken bu beylerin akılları neredeydi?

​Sorarsak: AB tarafından sözleşmenin İstanbul’da imzaya açılması ve adına da: “İstanbul Sözleşmesi” denmesi bir tesadüf müdür? Yoksa bizimkileri Tonga’ya mı düşürmekti?

​Neden Atina’da, Paris’te, Berlin’de,  Madrit’te, Viyana’da değil de İstanbul’da?

​Neden Türkiye: 11.05. 2011’de “Şakk” diye ilk imza atan ülke oldu? Neden 24 Kasım’da TBMM’nde 247 vekilin oyu ile parlamentosundan geçiren birinci meclisoldu?

​Bu sözleşme kabul edilirken, TBMM’inde, yandaş medya kanallarında ve gazetelerinde ağzı dualı, üç hac, 18 umre yapmış her şeyi çokbilmişleri: “ Vardır Reyiz’in bir bildiği“diyerek sustular, o büyük hatayı görmediler, görüp de Reyizeneden bildirmediler?

​Bugünlerde toptan ağız değiştirdiler: “İstanbul Sözleşmesi” sapıklığa geçit veriyormuş. Uyanın da balığa gidelim.

​Günaydın uzaktan kumandalı bayanlar, beyler çokbilmiş fırıldaklar!

​Dokuz yıldır nerelerde idiniz? Bu süre erkek erkeğe, kadın kadına kıyılan nikâhlar ne olacak, bunlar o zaman sapıklık değil miydi?

​DİB’in ve Sn. A. Erbaş’ın aklı neden rötarlı çalışmış?

​Soru:

​Varsa ki vardır, kıyılan bu resmi nikâhlar ne olacak? Bunların kaçı belediyelerde kaçı müftülüklerde kıyıldı acaba?

​AKP ve sözde dindarların itiraz ettikleri ama utançlarından gerekçesini söyleyemedikleri:” İstanbul Sözleşmesine karşı çıkışlarının” sıkıntıları bu! Ya değilse soracaklar: Neden imzaladınız diye?

​İstanbul Sözleşmesi’ni, İslam’ı değerlere saygılı hükümet olarak biz kabul ederken, TBMM’nde de 247 saygın vekilin oyları ile de onaylanırken: Bulgar ve Macarlar bu sözleşmeye imza atmamışlardı.

​Oysa biz Müslüman onlarsa Hristiyan’dı.

​Önemli bir not:” İman sahibi olmak; akıl sahibi olmakla başlar”

​Ve bir ayet: “Aklını kullanmayanların başına pislik yağar.” Yunus: 100

​Acaba bizim siyasal İslamcıları rahatsız eden; Bulgar ve Macar meclislerinin ret gerekçeleri mi?

​Galiba utandılar ve utanç hissine kapılmış olmalılar.

​Aksi halde bizim siyasal İslamcılar, rant, ikbal, koltuk ve makam peşinde koşmaktan bu tür hassas işlere vakit ayıramıyorlar. Zira onların aklı, haramı helal diye, deveyi de hamudu ile yutmaya programlı.

​Anlayabildik mi dokuz yıl sonra ayıkmamızınnedenlerini? O iki paragrafın dışında İstanbul Sözleşmesi Yaşatır.

​Esen kalınız?                                      

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar