Sevgili okurlarım sizler için araştırıp yazmaya çalıştığım: ABD+İsrail- İran savaşının perde arkasına devam. ABD+İsrail-İran savaşı Türkiye Pakistan girişimi ile 07.04.2026 Gece yarısını gece: İran’ın 10 maddelik önerisinin kabulüyle 45 günlüğüne ateşkes başladı. Umarım Sarı Kafa, aklını başına alır, ütopyasından vaz geçer.
Sarı Kafa’nın niyetini yazmaya devam.
Hem ABD hem de Çin için kaçınılmaz değerli bir nokta var: TAİWVAN.
Taiwvan neden önemli ve bu önem nereden geliyor?
Çok değerli okurlarım! Hemen hemen her alanda kullandığımız ÇİPLER var ya: telefonlarımızdan, arabalarımıza, uzay mekiklerinden, bilgisayarlarınızdan füzelere kadar geniş bir kullanım alanı olan ÇİP.
Bu çiplerin %90’ı Taiwvan’da üretiliyormuş. Taiwvan’ın önemini ve stratejik konumunu anladınız mı?
Neden mi Taiwvan? Kim ki Taiwvan’ı kontrol eder, 21. Yüzyılın TEKNOLOJİSİNİ kontrol eder.
Taiwvan, bu iki güç için cazibe merkezi. ABD diyor ki “Taiwan’ı destekleyeceğiz.”
Çin diyor ki, “Taiwvan bizimdir, gereken neyse yaparız.”
Şimdilik uzlaşma alanı yok. Her iki güçte taviz veremez. Geri adım atmak; zayıflık göstergesi olur.
İlk yazıda kullandığım söze gelelim: “Yükselen güç, mevcut güce yaklaştığında çatışma kaçınılmazdır.”
Sevgili okurlarım tüm bu hamleler, o kaçınılmaz gerçeğin hazırlığıdır. ABD, yeni imal ettiği pek çok füze ve askeri malzemeyi bu savaşta denedi. Çin de geliştirdiği pek çok sistemi İran üzerinden test etti. Uzaydan haberleşmeyi füzelere navigasyon uygulamasını denediler. İran son atışlarında neden daha isabetli; ABD’nin haberleşme sisteminden çıkıp Çin’in sistemine geçtiği için.
Şöyle bir düşünün iki boksör ringe çıkacak. Birisi öbürünün beslenmesini, suyunu engelliyor. Ringe güçsüz çıksın diye.
Bir hatırlayalım: Çin’in Venezuela, İran yakıt damarları kesildi.
Rusya kısıtlandı, Suudi Arabistan bitirildi.
Avrupa modern İpek Yolu bozuldu.
Sizce ring neresi?
Taiwvan değil mi?
Ringe çıkış anı yaklaşıyor. ABD, İngiliz bıçağı siyaseti uyguluyor; hem giderken, hem gelirken para kazanıyor. Her savaş anı ve ortamı, yeni bir silah satış anlaşması sağlıyor.
ABD, sadece Çin’i zayıflatmıyor, aynı anda parada kazanıyor. Körfez ülkeleriyle 16 milyar dolarlık silah anlaşması yapıldığı söyleniyor. Avrupa’ya da ne diyor, “Petrolünüz yoksa bizde var, bizden alın.”
Sevgili okurlarım! Savaş başladığından beri Körfez ülkelerinin “Savunma Bütçeleri” tavan yaptı. Adres neresi; ABD silah sanayisi.
ABD’nin fitilini ateşlediği her savaş, yeni bir sipariş, yeni bir anlaşma ve ABD’ye akan milyar dolarlar demek.
ABD, Çin’in yakıtını keserken ne ilginç ki, kendi kasasını dolduruyor ve rakiplerinin güçlenmesine keskin bir fren yaptırıyor.
Çin’in Taiwan savaşına güçsüz kalmasını sağlıyor.
Hani bizdekilerin: “Onların Dolarları varsa bizim de Allah’ımız var. “ demekle bu işler olmuyor. “Hacılar Kabe’de hu Allah der” ilahisiyle gönülleri doldurmakla hiç olmuyor. Akıl, bilim, yerli ve milli olmaktan geçiyor her hamle ve ayakta dik duruş, dünya sahnesinde sağlam kalış.
Son sözüm şudur. Ben ne ekonomistim, ne stratejist ne de analistim. Sadece sosyal medyada gezen, okuyan, araştıran ve bunları ülkemin, devletimin ve asil milletimin yararına yazan bir emekli eğitimciyim. Hepsi bu.
Bunlar benim derlediğim bilgiler.
Hedef ne Venezuela, ne İran, ne Rusya. Hedef tek ve belirgin: ÇİN. İran’ın petrollerine çökmesi, zenginleştirilmiş 440 kilo uranyumun ele geçirilmesi de bu savaşın bonusu olur ABD için. Eğer bu savaştan yüz akıyla çıkarsa. Trump’un hesabı varda Tanrı’nın da bir hesabı yok mu?
Umarım yaşlı dünyamız, yeni bir yıkım, kıyım ve gözyaşına sahne olmaz.
Esen Kalınız.
NOT: Türkiye-İran doğalgaz alım sözleşmesi Temmuz 2026 ortalarında bitiyor. İnşallah yeni ve güvenilir bir anlaşma imzalanır. Bu, bizim için hayati önem taşımaktadır.
Yorumlar
Kalan Karakter: