KONYASPOR, KONYA’NIN SANCAĞIDIR
“Konyaspor, Konya’nın sadece dünyaya açılan penceresi değil, bu şehrin sancağıdır, namusudur…
Ötesi yok…
Bu şehirde doğan, doyan, yaşayan ve bu şehrin havasını soluyan, suyunu içen, parasını kazanan herkes, bu bilinçle hareket etmek ve Konya’nın sancağına sahip çıkmak zorundadır…
Nokta.”
R.Ç.
xxx
Bundan tam tamına 12 ay önce “Deniz ve Mehmet’in hikayesi” başlıklı yazımda, “Kaleci Deniz Ertaş’ın Konyaspor serüvenini bilen 3-5 nadir insandan birisiyim” demiştim…
Sonrasında da, “Konya’ya nasıl geldi, kimler tavsiye etti, kimler getirdi, kimler bugünlere gelmesinde emek verdi, kimler oynattı hemen hemen hepsine şahidim…
Sadece Deniz Ertaş mı?
Tabi ki değil, şu anda Ümit Milli Takım kampında birlikte olduğu kader arkadaşı Mehmet Erdoğan’ın da Konyaspor serüvenini bilenlerdenim” diye iki genç kalecinin Konyaspor’a geliş serüvenlerini yazmıştım…
Bu iki genç kalecinin üzerinde kimlerin emeğinin olduğunu da ifade etmiştim…
Gelinen noktaya baktığımız zaman Deniz Konyaspor’un, Mehmet ise Keçiörengücü’nün iki önemli oyuncusu…
İkisi de Ümit Milli Takımımızın kalecileri…
Mehmet Erdoğan geçirdiği bir operasyondan sonra iyileşme sürecini, Deniz Ertaş ise sıranın kendisine geleceği ve tekrar gündeme bomba gibi düşeceği günü bekliyor.
xxx
Yukarıdaki bu hatırlatmayı niye yaptım?
U19 Milli Takımının kalesini başarıyla koruyan, yaptığı kurtarışlarla da isminden sitayişle bahsettiren 2007 doğumlu Egemen Aydın’dan, dolayısıyla da Konyaspor Akademisinden söz etmek istiyorum…
Günümüzün Türkiye’sinin futbolunda alt yapıların veya futbol akademilerinin ne kadar önemli olduğunu söylemeye gerek yok sanırım…
Hem futbola hem de kendilerine Fransız kalan sıradan oyuncuların, milyon dolarlarla masaya oturduklarını düşünürsek, kulüplerin işinin ne kadar zor olduğunu tahmin edebiliriz…
Konyaspor bu noktada dev adımlar atıyor…
Özellikle Ömer Atiker bu konuda son derece inatçı ve kararlı…
Konyaspor’un yaklaşık 3 sezondur profesyonel takımdaki 4 kalecisinden 3’ü, futbol akademisinden, yani altyapısından yetişmiş kalecilerdir…
Düşünebiliyor musunuz; bu kalecilerimiz Milli Takımlarımızın kalesini koruyorlar…
Ümit Millilerimizin kalesi Deniz Ertaş’a, U19 Milli Takımımızın kalesi Egemen Aydın’a, U17 Milli Takımımızın kalesi de Emir Gündoğdu’ya teslim…
Bunların içinde, daha doğrusu abi pozisyonundaki Deniz Ertaş, Süper Lig’de 35 civarında maç oynamış ve inşallah gelecekte A Milli Takım kalesini koruyacak…
Çünkü bu özelliklere sahip…
Tabi ki, çok çalışarak…
Tatlıcak Tesislerinde yaklaşık 7-8 ay beraber olduğum ve gözlemlediğim hem Deniz Ertaş, hem de Mehmet Erdoğan’ın bu seviyelere gelmesinde aslan payı Konyaspor’un kaleci antrenörü Yunus Sürmeligöz’ün…
Genç kalecilere verdiği emeklere, onlarla kendi evlatları gibi ilgilenmesine göz tanıklığı etmiş biri olarak, biliyorum ki, Egemen Aydın ve Emir Gündoğdu’da da Yunus Hocanın emeği var…
O dönemlerde Mehmet Erdoğan’ın Konyaspor’da kalmasını çok arzulamış ve genç kalecinin kendisini daha çok ve süratle geliştireceğine inanmıştım…
Ama, Ali Çamdalı gibi “stajyer” bir antrenör, Mehmet Erdoğan’ı Konyaspor’dan, daha doğrusu yuvasından kopardı!
Konyaspor’un ismi Türk futbolunda kaleci fabrikası ya da Milli Takımların kaleci havuzu gibi anılıyorsa, Ömer Atiker başta olmak üzere, Alt Yapı Yöneticileri Fikret Serkan Yapalı, Mustafa Damgacı, Alt Yapı Koordinatörü Bülent Yaldır, yıllarca bu çocuklara emek veren Yunus Sürmeligöz ve arkadaşlarının emeği göz ardı edilmez…
Özellikle Yunus Sürmeligöz…
Tatlıcak tesislerinde nasıl özverili bir şekilde çalıştığına, çocuklara bir baba, bir abi şefkatiyle yaklaştığını iyi biliyorum…
Yiğidin hakkı yiğide…
Tabi ki,bu çocuklara inanan ve güvenen İlhan Palut’un kaleci ekibine de teşekkür etmek lazım…
Egemen Aydın’ın Macaristan maçında yaptığı kurtarışlar, bazı sosyal medya platformlarında döndükçe, açık konuşmak gerekirse gururlandım…
2009 doğumlu Emir Gündoğdu’nun da İspanya maçındaki oyunu ve kurtarışları herkes tarafından taktirle karşılandı…
Özetlersem; Konyaspor, daha doğrusu Başkan Ömer Atiker, büyük kulüp ya da büyük takım olabilmenin yolunun altyapılardan geçtiğini çok iyi bildiği için, bu konuda son derece duyarlı…
Ki, doğru yolda…
Konyaspor altyapısına yeni bir vizyon getirdi, dolayısıyla da bu ortaya koyduğu vizyonun sonucunu alacaktır…
Burada TFF’ye de çok iş düşüyor…
Altyapı konusunda işini iyi yapan ve Milli Takımlara sporcu veren kulüplere ekstradan bir teşvik desteği vermeli…
Ki, kulüpler Milli Takımlara sporcu noktasında büyük bir rekabete girebilir ve buradan da Türk futbolu kazançlı çıkar…
Sadece Arda Güler’le gururlanma yerine birçok Arda Güler’le gururlanma varken…
Başka bir deyişle; daha iyi varken, neden iyiyle yetinelim.
Yorumlar
Kalan Karakter: