Eğri oturup doğru konuşalım, kritik Romanya maçını kazanan A Milliler, Kosova maçının daha zor geçeceğini tahmin ettiler mi, etmediler mi, bilemiyorum, ama maçı izleyen bizler ‘dokuz doğurduk’ dersek yeridir…
Dünkü yazımda Montella’nın, takımı santraforsuz oynatmasını eleştirmiştim…
İtalyan Hocanın, Kosova maçında herkesi ters köşe yapacağını ve sahaya mutlak bir santraforla çıkacağını tahmin etmiştim…
23 kişilik kadroya baktığım zaman, ne kaleye sırtı dönük bir santrafor ne de seyyar bir santrafor göremedim…
Dolayısıyla da Montella, bu maçta da bildiğini okudu ve Kosova karşısına da santraforsuz çıktı…
Romanya maçında beklentilerin çok altında kalan Barış Alper ile büyük bir kesim tarafından eleştirilen Samet Akaydın’ı kulübeye çeken Montella, Ozan Kabak ile Orkun Kökçü’ye forma verdi…
Sağ arkada da Mert Müldür’ü kenara alırken, Zeki Çelik’i sahaya sürdü…
Ofansif futbolu çok seven Arda, Kenan, Ferdi ve Kerem gibi genç oyunculardan beklentilerimiz oldukça yüksekti…
Montella, tahtaya ismini yazdığı bu oyuncuların şut atma potansiyellerini de hesaplamış olacak ki, tercihini biraz da bu doğrultuda yapmış…
Kaldı ki, iyi yapmış…
Duran toplarda da etkili olabilecek oyuncuların da sahada olması bizim için önemli bir artıydı…
Açık konuşmak gerekirse, bu maçta 2-3 oyuncunun değil, takımın yıldızlaşmasını istedi gönül…
Nitekim maçı da yıldızlardan oluşan takım kazandı ve 24 yıl aradan sonra “Dünya Kupası”na katılma hakkını kazandı…
Karşılaşmanın ilk 45’inde oyunu tutan, daha agresif olan Kosovalılardı…
Bu yarıda kimi anlarda bizim ceza sahasına sızmaları gerçekten can sıkıcıydı…
Hatta altı pasın çevresine bile…
Kosovalıların final paslarında ve vuruşlarında yeteneksizlikleri bizim işimize yaradı…
Elleri ayaklarına dolandı…
Ama, bizim çocukların, Ozan’ın, Abdulkerim’in ve kenar beklerinin de hakkını vermek lazım, ki topla temaslarını kesmede iyi iş çıkardılar…
İkinci yarıda ise sahadaü ne yaptığını, daha önemlisi ne yapmak istediğini bilen bir takım vardı herşeyden önce…
Oyun 1-0’a geldikten sonra, demorilize olmasını beklediğimiz Kosova takımı, tam aksine oyunu vermemek adına ayakta kalmayı başardı…
Bu yarıda Montella’nın sabrına da hayran oldum…
Oyuna müdahale etme noktasındaki soğukkanlılığı başımıza iş açar mıydı?
Açardı…
Ama şöyle de bir gerçek var; bizim çocuklar bu maçı ikişer kişilik oynadılar…
Performanslarının üstüne çıktılar…
İnanılmaz bir mücadele ile Amerika’ya gitmeyi hak ettiler…
Bütün oyuncular özverili oynadılar…
Sağolsunlar…
Ama, kaleci Uğurcan’a bir parentez açmak gerekirse, “maçın yıldızı mı” dersiniz, “maçın adamı mı” dersiniz, “takımı sırtlayan adam mı” dersiniz, ne derseniz deyin, ona çok yakışır.
Özetlersem; benim de zaman eleştirdiğim Montella ile Türkiye A Milli Takımı 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası finallerine gidiyor…
Emeği geçen herkese helal olsun.
24 yıl sonra
Yayınlanma :
01.04.2026 00:13
Güncelleme
: 01.04.2026 00:13
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: