Konu komşu öyle diyor!
Recep ÇINAR

Recep ÇINAR

Konu komşu öyle diyor!

02 Şubat 2017 - 14:20

"Son zamanlarda sürekli şikayet eden, ama kendisi ile hiç yüzleşmeyen bir teknik adamı var Atiker Konyaspor'un" diyorlar...

Ben demiyorum, konu komşu diyor...

"Başarısızlığı, kötü sonuçları ve hataları diğer faktörler ile başkalarına yüklüyor" diyorlar...

Ben demiyorum, konu komşu  diyor...

"Kendisini masum gösteriyor, hakemler ve elinde olmayan nedenlerden dolayı da takımın kaybettiğini söylüyor" diyorlar...

Ben demiyorum, konu komşu  diyor...

"Ama, Aykut Hoca böyle yaparken bir şeyi atlıyor" diyorlar...

"Neyi mi?"

"Aykut Hoca'nın çok şey yapma isteği, hiçbirşey yapamamasına neden oluyor" diyorlar...

Ben demiyorum, konu komşu diyor...

Yani...

Yanisi şu;  konu komşuya göre yetersiz bir oyuncu grubu olmasına rağmen, Aykut Kocaman'ın  transferde sessiz kalması ya da takıma katkı yapacak oyuncu tercihinde bulunmaması...

Hem yönetimin hem de kendisinin eleştirilme sebebi bu...

Anlayacağınız, kadro yetersizliğine rağmen, sorunun çözümüne yönelik adımlar atmaya odaklanmadıkları için, projektörlerin kendi üzerlerine çevrilmesine neden oldular...

Hem yönetim, hem de teknik ekip...

Ancak...

Bir de transfer sürecinde ne gibi hadiseler yaşandığı gerçeği var...

Gerçeklerin zaman içinde ortaya çıkma gibi kötü bir huyu olduğunu da ıskalamamak lazım...  

Birincisi Aykut Kocaman'ın transfer karşı olmadığı net...

Öyle olsaydı, yönetimin kendisine sunduğu, ne Atif Şeşu , ne Rodolfo ne de Emenike transferine "tamam" demez ya da sıcak bakmazdı...

Dolayısıyla bu manada günahsız...

Hatırlatmak istedim.

xxx 

Ve Başkan Ahmet Şan...

Tabi ki de yönetim...

Özellikle Atif Şeşu transferi noktasında hem Aykut Hocayı, hem Aziz Yıldırım'ı hem de oyuncunun kendisini ikna etme noktasında olağanüstü çaba gösterdiler...

Başarılı da oldular...

Hem de Osmanlıspor, Antalyaspor ve Bursaspor'a rağmen...

Ancak, iş imzaya ramak kalmışken, Aziz Yıldırım'a Rizespor adına çok yukarılardan bir telefon gelince, Atif Şeşu transferi suya düştü...

Aziz Yıldırım, bu telefondan sonra "ya Konyaspor ya da hiçbiri" diyerek, Atıf'ın bir yere gitmeyeceğini açıkladı....

Anlayacağınız, Atif'ın Atiker Konyaspor'un kapısından içeri girmesine bir adım kala, işi bozan Rizespor oldu...

Atif Şeşu  ve Fenerbahçe ile parasal konuda el sıkışılmış, ödeme noktasında ise devreye Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Tahir Akyürek girmiş ve sponsor marifetiyle parasal konu çözülmüştü... 

Atif Şeşu transferi kulübe bir yük getirmeyecek, tam tersi takıma katkı sağlayacaktı...

Kısacası, Fenerbahçe'nin Faslı oyuncusunun Konya'ya gelmesini son dakikada devreye giren Rizespor bozarken, Emenike ile Rodolfo'nun ise Konya'ya sıcak bakmamaları nedeniyle bu transferler gerçekleşmedi...

Atiker Konyaspor yönetimi ve Aykut Kocaman'ın bu transferde birlikte hareket ettikleri su götürmez bir gerçek,   ancak sahada olduğu gibi transfer işlerinde de büyük balık küçük balığı bir kez daha yuttu...

Bu kadarını söyleyeyim yeter...

Siz anladınız ne demek istediğimi...

Keşke bu şehirde de bir telefonla iş bitirecek "muktedir"ler olsaydı...

Neyse...

Aziz Yıldırım'ın Atif'ın Konya'ya gitmesini çok istemesine rağmen, yukarılardan gelen bir telefonla bu oyuncunun Atiker Konyaspor'a transferi uzatmalarda suya düştü...

Atif Şeşu  ne Konya'ya ne de diğer takımlara gidemedi...

Dolayısıyla ihalenin  Başkan Ahmet Şan ve teknik direktör Aykut Kocaman'a kalmasının çok doğru olduğunu düşünmüyorum...

xxx

Ara transfer döneminde beklentilere cevap verilmemiş olsa da, bu oyuncu grubunun kapasitesi bu takımı ilk 10'un içinde tutar...

3'mü olur, 5'mi olur, 10'mu olur, onu bilemem...

Ama ilk 10 takım arasına ismini yazdırır Atiker Konyaspor...

Önemli olan süreci iyi yönetebilmek...

Ahmet Şan ve yönetimi bu konuda üzerlerine düşeni fazlasıyla yapıyor...

Çünkü, oyuncuların akitlerini gününde yerine getirebilmek, hem teknik ekibe, hem de takıma en büyük katkıdır...

Bunu da ıskalamamak lazım...

Yönetimin ödemeleri gününde yapması, Aykut Kocaman'ın, dolayısıyla teknik ekibin de elini  güçlendiriyor...

Bu kadro, konu komşunun, sürekli olarak hafife almaya çalıştığı kadar kötü bir kadro değil...

Atiker Konyaspor'daki bu saatten sonra en büyük tehlike bana göre, sürekli eleştirilen bu oyuncuların  özgüvenlerini kaybetmesidir...

Zihinsel çöküşü, ne yönetimin akitleri yerine getirmesi çözer, ne de Aykut Kocaman'ın onların arkasında kale gibi duruşu...

En büyük tehlike bu...

Buna kesinlikle izin vermemek lazım...

Tüm camia, yani ailecek bu yönetime, teknik ekibe ve bu oyuncu grubuna destek vermek zorunda...

Herkes sorumluluk alacak...

Topu yönetime, teknik ekibe ve oyunculara atmak kolay...

Kolaya kaçmamak lazım...

Burada önemli olan konu komşunun da topa girmesidir...

Sonrası mı?

Allah kerim.

 

Son Yazılar