Geçtiğimiz hafta stadyumda şampiyonluk yolundaki lider Galatasaray’ı 2-0 ile sürklase eden Konyaspor, hepimize "Acaba o kötü günler bitti mi?" dedirtmişti. Ancak futbolun nankörlüğü ve istatistiklerin soğuk yüzü, Başakşehir deplasmanında bir kez daha yeşil-beyazlıların karşısına dikildi.
Konyaspor için İstanbul’un bu yakası, adeta girilmesi yasak bir bölge gibi. Son 15 Süper Lig maçından sadece bir galibiyet çıkarabilmek, tesadüfle açıklanacak bir durum değil; bu artık bir "deplasman kompleksi" haline gelmiş durumda.
Geçen hafta hamle oyuncusu olarak maçı koparan Kramer ve Enis Bardhi’nin bu kez ilk 11’de başlaması kağıt üzerinde mantıklıydı. Maçın ilk yarısında, özellikle savunma hattında Kaptan Adil Demirbağ’ın yerinde müdahaleleri, takımı oyunun içinde tuttu. Ancak futbol 45 dakikalık bir senaryo değil. Kramer’in gördüğü sarı kartla cezalı duruma düşmesi, sadece bu maçın değil, önümüzdeki Kasımpaşa mesaisinin de moralini şimdiden bozdu.
Konyaspor’un deplasmandaki "gol yeme alışkanlığı" (son 22 maçta 39 gol) maalesef Başakşehir karşısında da nüksetti. 53. dakikada yenen gol, modern futbolun en temel hatasıydı.
Kendi sahandan hızlı çıkan rakibi karşılayamamak. Yusuf Sarı’nın ortasında Selke’nin 6 pas içinde kafayı vurması, savunma yerleşimi açısından tam bir sınıfta kalma örneğiydi.
Maçın belki de en kritik anı 58. dakikaydı. Oleigbe ve Kramer iş birliğiyle hazırlanan o pozisyonda Enis Bardhi, tabelayı eşitleme fırsatını o kadar kötü kullandı ki, o şutla birlikte Konyaspor’un puan umudu da tribünlere gitti. Hemen iki dakika sonrasında Selke’nin farkı ikiye çıkarması ise fişin çekildiği andı.
Lideri devirip, bir sonraki hafta sahada özellikle 2. yarıda varlık gösterememek, Anadolu takımlarının en büyük kronik sorunu.
22 maçta yenen 39 gol, taktiksel bir revizyonun şart olduğunu bas bas bağırırken,
Başakşehir’e karşı üst üste iki galibiyet görememe laneti bu sezon da ne yazık ki bozulmadı.
Konyaspor, Galatasaray maçındaki o görkemli futbolunu İstanbul’un trafiğinde bırakmış gibiydi. İkinci yarıda hiçbir varlık gösteremeyen, hücumda çoğalamayan ve savunmada kopukluklar yaşayan bir takım izledik. Şimdi asıl soru şu: Konyaspor, bu "bir ileri iki geri" halinden ne zaman kurtulacak? Kramer’in yokluğunda Kasımpaşa maçı, bu mağlubiyetin izlerini silmek için tek şans. Ancak bu savunma zafiyetiyle işleri hiç de kolay olmayacak.
Konyaspor'da belki de zorlu maçlar süreci geride kalmış diyebiliriz. Önümüzdeki haftadan itibaren kendi durumunda bulunan takımlarla mücadele edecek yeşil beyazlıların 3 puandan başkası haram...!
Yeşil beyazlılar da rahat nefes alması için önüne çıkacak fırsatları tepmenesi tek temennimiz...
Konyaspor bir iyi bir kötü
Yayınlanma :
27.02.2026 22:11
Güncelleme
: 27.02.2026 22:11
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: