Süper Lig’in ikinci yarısı başlarken Konyaspor için umutlar tazelenmiş, yeni transferler Deniz Türüç ve Svendsen ile ilk onbire taze kan olarak pompalanmıştı. Ancak Eyüpspor karşısında alınan 1-1’lik beraberlik, sahadaki oyundan ziyade kronikleşen bir sorunu tekrar gün yüzüne çıkardı: İç sahada kazanamama hastalığı.
Soğuk Hava, İstekli Oyun Ama Sonuç Aynı
Konya’nın o meşhur dondurucu soğuğunda tribüne gelen yaklaşık 5 bine yakın fedakar taraftar, ilk yarıda daha iştahlı, daha ne istediğini bilen bir Konyaspor izledi. Rakibiyle geçmişte yaptığı 7 maçın sadece birini kaybetmiş olmanın verdiği özgüven sahaya yansımıştı. Ancak futbol, sadece "istekli" görünmekle değil, tabelayı değiştirmekle sonuçlanıyor.
İkinci yarının hemen başında, 50. dakikada yenen gol tam bir soğuk duş etkisi yarattı. Kaleci Bahadır’ın ilk hamlesine rağmen boşta kalan topu Metehan’ın ağlara göndermesi, Konyaspor defansının o andaki konsantrasyon kaybının bir özeti gibiydi.
Müdahale Var, Çözüm Yok
Çağdaş Atan’ın golün hemen ardından yaptığı Berkan Kutlu ve Arif Boşluk hamleleri, oyunun kontrolünü ele alma çabasıydı. Evet, Konyaspor pas trafiğini artırdı; bazen 30-40 pas yaparak rakip savunmayı aşmaya çalıştı. Ancak Eyüpspor duvarını aşacak o yaratıcı final pası veya bitirici vuruş bir türlü gelmedi. Maçın uzatma dakikalarında gelen gol, belki bir puanı kurtardı ama tribünlerdeki ve camiadaki huzursuzluğu dindirmeye yetmedi.
"Can Suyu" Olmaktan Öteye Geçilmeli
Konyaspor’un son dönemdeki en büyük handikapı, alt sıralardaki takımlara karşı sergilediği cömertlik. Yeşil-beyazlılar, puan kaybına tahammülü olmayan rakiplerine adeta "can suyu" olmaya devam ediyor. İstatistikler ise durumun vahametini ortaya koyuyor:
İç sahada 7 maçlık galibiyet hasreti.
En son 28 Eylül’de Başakşehir karşısında alınan üç puan.
Evinde kaybedilen Kocaeli, Beşiktaş ve Samsunspor maçlarından sonra gelen beraberlikler serisi.
Kendi sahasını "kale" yapamayan bir takımın, Süper Lig’in bu kadar stresli ve çekişmeli geçtiği bir sezonda ayakta kalması çok zordur.
Kader Haftaları Kapıda
Şimdi önümüzde çok kritik bir viraj var. Önce Gaziantep ve Beşiktaş deplasmanları ve içeride oynanacak Göztepe maçı.
Bu üç maçlık seri, Konyaspor’un bu sezonki belki de kaderini tayin edecek. Eğer bu periyottan beklenen puanlar çıkmazsa, sadece zor günler değil, çok daha karanlık bir tablo bizi bekliyor olabilir.
Hakem kararlarının tartışıldığı, sinirlerin gerildiği bu dönemde Konyaspor’un ihtiyacı olan tek şey; daha fazla pas değil, daha fazla sonuç. Umuyoruz ki yeşil-beyazlılar bu darboğazdan bir an önce çıkar. Aksi takdirde, ligin sonu gelmek bilmez bir kabusa dönüşebilir.
Yorumlar
Kalan Karakter: