Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem azabından kurtuluşa vesile olan Ramazan ayını bu yıl da idrak etmenin huzur ve mutluluğunu yaşadık. Bir ay boyunca tuttuğumuz oruçlar, tilavet ettiğimiz Kur’an-ı Kerim, mukabeleler, yapılan hayır ve hasenatlar ile gerçekleştirdiğimiz nefis muhasebesi sayesinde kulluk bilincimizi diri tuttuk; dinî duygularımızı hayatımızın merkezine taşıdık.
Bu süreçte, gerek Rabbimize karşı gerekse beşerî ve sosyal hayatta ihmal ettiğimiz, unuttuğumuz ya da eksik bıraktığımız amelleri gözden geçirme imkânı bulduk. Böylece, hayatımıza istikamet kazandıracak yeni bir irade ortaya koyduk.
Şeytanın saptırıcı telkinlerine rağmen ona teslim olmayarak imanımızı muhafaza edebilmiş olmanın sevincini yaşıyoruz. İşte bu sebeple bayram ediyoruz. Zira bayram, ibadetlerin askıya alındığı bir zaman dilimi değil; aksine, tazelenen imanın ve derinleşen kulluk şuurunun hayata yansıdığı bir bilinç hâlidir. Aynı zamanda bayram, Müslümanların ortak sevincine iştirak etme zamanıdır.
Bu bayramda, Rabbimizin “Müminler ancak kardeştir” ilahî hitabını rehber edinerek birlik ve beraberliğimizi tahkim etmeli; kardeşlik hukukunu titizlikle gözetmeliyiz.
Allah Resûlü’nün (sav) “Kendisi için istediğini kardeşi için istemeyen kâmil mümin olamaz” uyarısını dikkate alarak, düşünce ve davranışlarımızı yeniden gözden geçirmeli; kâmil mümin olma yolunda samimi bir gayret ortaya koymalıyız.
Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Size, yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız.” (Müslim, Îmân, 93)
Ramazan boyunca elde ettiğimiz manevi kazanımları sadece bu aya mahsus bırakmamalı; hayatın bütününe yaymalıyız. Oruçlu iken gösterdiğimiz hassasiyeti, her zaman helal-haram sınırlarına riayet ederek sürdürmeliyiz. Kendimizi Kur’an’ın rehberliğine, İslam’ın ve insanlığın hayrına adama iradesini canlı tutmalıyız.
Temennimiz odur ki; idrak ettiğimiz bu mübarek bayram, birlik ve beraberliğimizi güçlendirsin; İslam coğrafyasının huzur ve selametine, insanlığın hidayetine vesile olsun.
Bayramların, Müslümanların yeniden dirilişine ve uyanışına zemin hazırlaması; insanlığın her zamankinden daha fazla muhtaç olduğu İslam’ın doğru anlaşılmasına ve yaşanmasına katkı sunması en büyük niyazımızdır.
Bu vesileyle Ramazan Bayramı’nın milletimiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni eder, bayramınızı tebrik ederim.
Yorumlar
Kalan Karakter: