Peygamber Efendimiz, “Muhakkak ki sizden biri namaz kılarken (aslında) Rabbiyle özel olarak konuşmaktadır...” (B413 Buhârî, Salât, 36) buyurarak namazın kul ile Allah arasında bir konuşma olduğunu belirtmiştir. Namazlarımızı Rabbimiz ile konuştuğumuzun farkında olarak eda ediyor muyuz yoksa alışkanlıklarımızın verdiği bir refleksle hareket ederek mi kılıyoruz, sorusunu kendimize sorarak namazlarımızı rabbimiz ile konuşur hale getirebiliriz.
Namaz kılan bir mümin günde yüzlerce defa tesbihatta bulunmaktadır. Şartlarına riayet edilerek eda edilen ve namaz esnasında zikredilen tesbihatlar müminin hayatında manevi inkılâbı gerçekleştirir.
Dil alışkanlığı ile zikrin ve tesbihlerin söylenmesi, manasından habersiz olarak gerçekleşen söylemlerin namazdan beklenen faydayı sağlaması mümkün değildir. Gerçek bir kulluk için tesbihatlarımızın hayatımızda etkisini göstermesi için lafızları ile birlikte manalarını öğrenmek gerekmektedir.
Namazlarımızda yüzlerce defa tekrar ettiğimiz tesbihatlar;
"Allahu Ekber": Allah en büyüktür.
“Sübhâne Rabbiye’l-azîm. Rabbim! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.
“Semi’allâhu limen hamideh.” Allah kendisine hamd edeni işitti.
“Rabbenâ ve leke’l-hamd. Rabbimiz! hamd sanadır
"Rabbena leke'l-hamd, hamden kesiren tayyiben mübareken fih" Rabbimiz, hamd sana mahsustur, çokça, tertemiz ve mübarek bir hamd.
“Sübhâne Rabbiye’la’lâ” Yüce Rabbim! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.
Namazdan sonra okunan:
"Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm." Allah’ım! Selâmete eriştiren sensin, selâm/selâmet senden gelir. Sen ne yücesin ey celâl ve ikram sahibi!
"Ala Resulina Muhammedin salavat." Salât, Peygamberimiz Hz. Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem- üzerine olsun.
"Subhânallâhi ve’l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhu ekber ve lâ hâvle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm."
Allah eksik sıfatlardan uzaktır. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilâh yoktur. Allah en büyüktür. Güç ve kudret, yalnızca yüce ve azîm olan Allah’ındır.
"Sübhânallâh" – Allah her türlü eksiklikten uzaktır.
"Elhamdü lillâh" – Hamd Allah’a mahsustur.
"Allâhu ekber" – Allah en büyüktür.
"Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh. Lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr."
Tek olan Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’na mahsustur. O, her şeye kadirdir.
"Subhâne Rabbiye’l-aliyyi’l-a’lâ el-vehhâb." Çokça ihsan eden, yüceler yücesi Rabbim! Sen her türlü noksanlıktan uzaksın.
Yorumlar
Kalan Karakter: