Ekonomik şiddet aile içi şiddete dönüştü
Nimet DÖNMEZ

Nimet DÖNMEZ

Ekonomik şiddet aile içi şiddete dönüştü

17 Ağustos 2023 - 15:57

Aile, toplumsal yapının en temel kurumudur. Bireylerin evlilik yoluyla aile

kurma kararı almasının nedenleri gibi boşanma yoluyla evliliği sonlandırmasının

nedenleri de sosyal bilimciler açısından merak uyandıran bir konudur.

Hem ulusal hem de uluslararası ölçekte yapılan incelemeler, boşanma

oranlarındaki artışı çoğunlukla sanayileşmenin toplumsal yapı üzerinde yarattığı

etkilere bağlamaktadır.

Türkiye de tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişle birlikte hızla

şehirleşme sürecine giren, geleneksel aile ve cinsiyet rollerinin değişim geçirdiği

bir ülkedir. Bu değişim aile, evlilik ve boşanma gibi olgulara bakışta da önemli

etkiler yaratmıştır.

Artık ülkemizde de evlilik ve aile kavramları temelden bozulmaya başlamış,

boşanma dosyalarının sayısı Aile Mahkemelerinde her geçen gün artmaktadır.

Son zamanlarda ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik çıkmaz, aslında ailelerin

ortasına yıldırım gibi düşmüştür. Ailelerin parçalanması, kadınların yüksek

oranda şiddete maruz bırakılması ve artan boşanmaların birincil sebebi bu

ekonomik dar boğazın aileleri çıkmazda bırakmasıdır.

Ekonomideki insan ihtiyaçları sınırsızdır tanımı artık yerini temel ihtiyaçların

karşılanması zorunludur tanımıyla yan yana yürüyüşe bırakacak. Zira öyle bir

duruma gelindi ki aile içi şiddetin diğer bir adı ekonomik şiddet oldu. Halk

temel ihtiyaçlarını bile gidermekte zorlanırken, açlık sınırının altında

yaşayanların aile düzeninin olmasını beklemek de hayal oldu.

Toplumun ahlak kuralları yıkıldığı zaman çok şeyi düzeltemezsiniz dediğimiz

noktada, bugün aile değerlerinin ayaklar altına alındığı, birkaç ailenin bir arada

yaşamak zorunda bırakıldığı günlere kaldık. Öyle ki artık yaşana ütopik

rakamlar kiraların ödenemez, burada yaşanmaz denilen kümes ya da ahır diye

nitelendirilen yerlerin kiralanmaya çalışıldığı metropol illerimiz var. Durum çok

sıkıntılı ve içinden çıkılmaz bir hal aldı.

Öte yandan emeklilerin, yıllarca bu ülkeye ve devlete hizmet etmiş insanların

yaşlandıklarında rahat edecekleri yerde marketlerin atık kasalarından sebze

almaya çalıştıklarına çalıştıklarını görmek durumun ne kadar vahim bir hal

aldığını gözler önüne seriyor.

 

Mahkemelerde icra dosyalarının sayısı artarken, boşanma dosyaları da icra

mahkemelerinden geri kalmıyor. Adli sistemin de sorunları kısa yoldan

çözmenin dışında dosyaların yıllarca ve aylarca sürüncemede kalması

mahkemelerin yükünü artırıyor.

Ekonomik şiddet, aile içi şiddete dönüşürken kadınların bu şiddetten en çok

nasiplenenler olması Kadın Sığınma Evlerinde ki kadın sayısını artırıyor.

Emniyetin KADES uygulaması kadınların kurtarıcı butonu olsa da polisin işini

yoğunlaştırıyor. Hastanelerde tedaviye alınan şiddet gören kadın sayısını

araştırmadım net bir şey söyleyemem fakat bu sayı hiç hafife alınacak gibi değil.

Toplum ahlakı diyor ve herkesin birbirine güven vermesi, insanların güvenli

ortamlarda yaşaması, yaşam standartlarından bahsediyorduk. Fakat artık tüm

bunların dışında bir durumla karşı karşıyayız. Gençler evlenip aile kurmaktan

korkarken, üstelik maddi yetersizlikle boğuşup iş garantileri de olmayınca

ileriye dönük adım atmakta tereddüt yaşıyorlar.

Gençler demişken hemen son günlerin en önemli konularından birine de

değinmeden geçmek olmayacak. Dinin temsilcileri üst düzey din adamlarının

lüks yaşam şekilleriyle halka fakirliğe şükür etmeyi telkin etmeleri gençleri

dinden soğuttu. Ateist ve deist gençlerin sayısı artarken, tek boynuzlu pembe ata

tapanları da duymanın şokunu yaşıyoruz. Gençleri kaybediyoruz. Ülkeyi

kaybediyoruz. Atalarımızın kanlarıyla kazanılan bu güzelim topraklar cemaatler,

Arap şeyhleri gibi densizlerin eline kaldıysa bize gidecek yerde olmayacaktır.

Durum vahim bir noktaya geldi ve içler acısı…

Toplumları ayakta tutan vatan, aile, birlik ve bütünlük kavramlarını yitirirken,

ekonomik şiddetin aileleri yok etmesine izin verilmemeli bu soruna çözüm

getirilmelidir.

Ülke olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Fakat halkı ezmenin sorunu

çözmeyeceği bilinciyle aile bütünlüğünü korumak, boşanmaların önüne geçmek,

halkın temel ihtiyaçlarının giderilmesi noktasında gerekli adımların atılması

önemli.

Öte yandan açlık sofuluğu bozar durumundan hareket ederek, insanları açlık

sınırının altında yaşamaya zorlarsanız hırsızlık, gasp, ızrar, cinayet gibi

toplumun huzurunu bozan durumlarda kaçınılmaz olacaktır. Bir an önce

ekonomik şiddete dur demek, aile içi şiddeti önleyecek ve bu önlemleri almak

da ülkenin idaresinden sorumlu olanların vebalinde olacaktır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar