Ramazan ayının gelmesiyle birlikte hilalin görülmesi, imsak ve iftar vakitleri gibi konular yeniden gündeme gelmekte ve çeşitli tartışmalara konu olmaktadır.
Zaman zaman, geçmiş İslam astronomlarının bu meseleyi anlayamadığı, İslam dünyasındaki onlarca ilmî heyetin konuyu kavrayamadığı; ancak günümüzde bazı çevrelerin bu işi “doğru” anlamaya başladığı gibi yaklaşımlar öne sürülmektedir. Bu tür iddialar, milletimizin zihninde tereddüt oluşturmakta ve gereksiz bir güvensizlik ortamı doğurmaktadır.
Hilalin Tespitinde Esas Nedir?
Kamerî ayların başlangıcının tespitinde esas olan, hilalin görülmesi veya görülebilecek durumda olmasıdır (ru’yet). Hilalin ru’yeti için belirli bir bölge şart koşulmaz; (ihtilafü’l-metâli‘e itibar olunmaz) Yeryüzünün herhangi bir yerinde hilalin görülmesi mümkün olursa, buna dayanılarak yeni ayın başladığına hükmedilir.
Hilalin görülebilir sayılabilmesi için iki temel astronomik şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:
İçtima’dan (kavuşum) sonra Ay ile Güneş arasındaki açısal uzaklığın en az 8° olması,
Güneş batarken Ay’ın ufuk yüksekliğinin en az 5° olması.
Yeni hicrî aya başlanabilmesi için ise şu şartlar aranır:
Ay–Güneş arasındaki açısal uzaklık en az 8° olmalıdır.
Güneş batarken Ay’ın ufuk yüksekliği en az 5° olmalıdır.
Hilal, dünyanın herhangi bir yerinde görülebilir olmalıdır (metâli‘ farklılığı esas alınmaz).
İçtima (kavuşum), dünyanın en doğusunda (Yeni Zelanda/Wellington) imsak vaktinden önce gerçekleşmiş olmalıdır.
Yeni ayın başlangıcı için görülebilirliğin Amerika ana karalarında oluşması gerekir.
Bu kriterler, 1978 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen Ru’yet-i Hilâl Konferansı’nda belirlenmiş; 2016 yılında yapılan Uluslararası Hicrî Takvim Birliği Kongresi’nde teyit edilmiştir. Amaç, dünya Müslümanlarının Ramazan’ı ve bayramları mümkün olduğunca birlikte idrak etmeleridir.
Suudi Arabistan Örneği
Buna rağmen bazı İslam ülkeleri, çeşitli sebeplerle farklı uygulamalar yapabilmektedir. Örneğin bu yıl Suudi Arabistan Ramazan’a bir gün önce başlamıştır.
Riyad’da 17 Şubat 2026 tarihinde hilalin görüldüğü açıklanmıştır. Ancak o günün astronomik verilerine bakıldığında:
Ay, Güneş’ten yalnızca 2 dakika sonra batmıştır.
Güneş batarken Ay’ın ufuk yüksekliği 0° 13′dır.
İçtimadan sonraki açısal uzaklık ise yalnızca 1° 39′dur.
Bu astronomik değerlere sahip bir Ay’ın, en gelişmiş optik cihazlarla dahi hilal şeklinde görülmesi ilmî kriterlere göre mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla bu şartlar altında hilalin görülebilir olduğu yönündeki beyan, astronomik ölçütler bakımından ciddi soru işaretleri taşımaktadır.
Ancak durum bu kadar açıkken, “Oruç ibadetine geç mi başladık?” endişesine kapılmaya gerek yoktur. Müslüman, yaşadığı ülkede yetkili ilmî ve dinî kurumların ilan ettiği vakitlere göre ibadetini yerine getirir ve sorumluluktan kurtulur.
Asıl Üzerinde Durmamız Gereken
İslam ülkeleri arasında birlik sağlanamaması üzücüdür. Fakat daha da üzücü olan, aynı ülke içinde imsak, iftar ve namaz vakitleri üzerinden süren tartışmaların, samimiyetle dine bağlı Müslümanları rahatsız etmesidir.
Tartışmaları büyütmek yerine, ibadetlerin hayatımızda meydana getirmesi gereken dönüşüm üzerinde durmalıyız.
Namazlarımızı camiye ya da seccadeye hapsetmemeli; hayatın her alanına taşımalıyız. Oruçlarımızı yalnızca açlık ve susuzlukla sınırlandırmamalıyız.
İbadetler; bizi olgunlaştırmalı, güzel ahlak sahibi yapmalı ve şuurlu Müslümanlar hâline getirmelidir. Ramazan’ın ruhu; ihtilafı büyütmek değil, kalpleri birleştirmektir
Ramazan’ın Başlangıcı ve Hilal Tartışmaları
Yayınlanma :
23.02.2026 13:01
Güncelleme
: 23.02.2026 13:01
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: