Medine Vesikası’nın Hukukî Niteliği
Bu şartlar altında şehirde yaşayan unsurların dış saldırılara karşı birlikte hareket etmelerini sağlamak ve Medine içindeki muhtemel iş birliklerinin önüne geçmek amacıyla bir sözleşme yapılması zaruret hâlini almıştır. Medine Vesikası ile siyasî birlik tesis edilmiş; can, mal ve namus güvenliği ile din ve vicdan hürriyeti hukukî güvence altına alınmıştır. Resûlullah’ın (sav) liderliğinde Medine toplumu arasında belirli ölçüde bütünleşme sağlanmış ve dış tehditlere karşı ortak savunma anlayışı geliştirilmiştir.
İslâm tarihinde devletin kuruluş esaslarını, organlarını ve temel prensiplerini yazılı olarak ortaya koyan ilk metne Hz. Peygamber döneminde rastlanmaktadır. Şekil bakımından modern anayasalardan farklı olmakla birlikte, muhteva açısından Medine Vesikası anayasa niteliği taşımaktadır. Bu sebeple Batı literatüründe “Medine Anayasası” olarak adlandırılmakta ve bilinen tarihteki ilk yazılı anayasal metinlerden biri olarak kabul edilmektedir.
Din ve Vicdan Hürriyeti Açısından Medine Vesikası
Medine Vesikası, din ve vicdan hürriyeti bakımından son derece önemli bir siyasî ve hukukî belgedir. Vesikada Yahudilerin can ve mallarının korunması yanında, dinlerini serbestçe yaşayabilmeleri açık şekilde teminat altına alınmıştır. Bu yaklaşım, Kur’an’ın temel ilkeleriyle de uyumludur. Kur’an, toplumsal düzeni bozmadığı sürece farklı inanç mensuplarının kendi dinlerini yaşamalarına saygı gösterilmesini esas alır:
“Eğer Rabbin dileseydi yeryüzündekilerin hepsi iman ederdi; öyleyken sen insanları iman etmeleri için zorlayacak mısın?” (Yûnus, 10/99)
“Dinde zorlama yoktur.” (Bakara, 2/256)
Kur’an’ın ilk uygulayıcısı olan Hz. Peygamber (sav), bu ilkeleri mevcut toplumsal ve siyasî şartları dikkate alarak hayata geçirmiştir.
Medine Vesikası’nın Temel Hükümleri
Medine Vesikası ile:
Vesikayı imzalayanlar diğer insanlardan ayrı bir ümmet olarak tanımlanmıştır.
Yahudilerin ve diğer inanç gruplarının dinlerini serbestçe yaşamaları güvence altına alınmıştır.
Şehrin güvenliği için dış saldırılara karşı ortak savunma esası benimsenmiştir.
Anlaşmazlıkların hukuk yoluyla ve adalet esasına göre çözülmesi öngörülmüştür.
Kan davaları yasaklanmış, şiddet ve intikamın önüne geçilmiştir.
Sözleşmenin İhlâli ve Hukukî Sonuçları
Medine Vesikası’nın hükümleri hicretin ikinci yılında ilk defa Benî Kaynuka tarafından ihlâl edilmiştir. Daha sonra Benî Nadîr ve Hendek Gazvesi sırasında Benî Kurayza da sözleşmeye aykırı davranmıştır. Bu ihlâller neticesinde Benî Kaynuka ve Benî Nadîr Yahudileri Medine’den sürgün edilmiş; Benî Kurayza Yahudilerinin savaşa katılan erkekleri hakkında ölüm cezası uygulanmış, kadın ve çocuklara ise esir muamelesi yapılmış, bunların bir kısmı daha sonra serbest bırakılmıştır. Bu uygulamalar, Medine Vesikası’nın bağlayıcı bir hukuk metni olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Günümüze Yönelik Tartışmalar ve Yanlış Okumalar
Son yıllarda Medine Sözleşmesi, tarihî bağlamından koparılarak modern siyasal projelere meşruiyet üretmenin aracı hâline getirilmek istenmektedir. Bu tür okumalar ilmî olmaktan ziyade ideolojiktir ve tarih istismarıdır. Medine Vesikası, kabile temelli bir toplum yapısı içerisinde ortaya çıkmış olup, günümüz ulus-devlet sistemiyle birebir örtüşmemektedir.
Medine Anayasası’nı literal bir okumayla günümüze doğrudan uyarlama çabaları, tarihsel gerçekliği göz ardı ettiği gibi, ulus-devletleri zayıflatmayı hedefleyen küresel projelere de dolaylı olarak hizmet edebilir. “Yerel kimlikler”, “çok merkezli yapı”, “sınırların aşılması” gibi kavramlar üzerinden yapılan bu okumalar, farkında olarak ya da olmayarak emperyalist siyasetin dilini yeniden üretmektedir.
Sonuç
Medine Vesikası, kendi tarihî şartları ve kabile temelli toplumsal yapısı içinde değerlendirilmesi gereken kurucu bir metindir. Bu vesika, İslâm’ın adalet, hukuk, sözleşmeye bağlılık ve birlikte yaşama anlayışını somut bir tarihî tecrübe olarak ortaya koyması bakımından son derece önemlidir. Farklı inanç ve toplulukların ortak bir siyasî birlik içinde, karşılıklı hak ve sorumluluklar çerçevesinde yaşayabileceğini göstermesi, Medine Vesikası’nın evrensel değer taşıyan yönlerinden biridir.
Bununla birlikte Medine Vesikası’nın tarihsel bağlamından koparılarak günümüz siyasal projelerine doğrudan model olarak sunulması, ilmî temelden yoksun ideolojik bir okumadır. Özellikle etnik ve mezhebî farklılıkların siyasallaştırılması, ulus-devlet yapısı yerine federatif veya çok merkezli yapılanmaların önerilmesi; birlik ve toplumsal bütünleşme yerine parçalanmayı, istikrarsızlığı ve çatışmayı besleme riski taşımaktadır. Bu tür yaklaşımlar, Medine Vesikası’nın birleştirici ruhunu değil, aksine tarihsel bir metnin araçsallaştırılmasını yansıtmaktadır.
Dolayısıyla Medine Vesikası’ndan çıkarılması gereken asıl ders, günümüz siyasal yapılarının aynen dönüştürülmesi değil; adaletin tesis edilmesi, hukukun üstünlüğünün korunması, sözleşmeye sadakat ve toplumsal barışın sağlanması gibi temel ilkelerin her dönemin kendi şartları içinde hayata geçirilmesidir. Medine Vesikası, tarihsel bağlamı korunarak okunduğunda, parçalanmayı değil; sorumluluk bilinciyle inşa edilen güçlü bir toplumsal düzeni işaret etmektedir.
Not: Mustafa Özkan, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Medine Vesikası maddesinde sözleşme maddeleri mevcuttur.
Medine Vesikası: Tarihî Bağlamı, Hukukî Niteliği ve Günümüze Yansımaları (2)
Yayınlanma :
29.01.2026 11:12
Güncelleme
: 29.01.2026 11:12
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: