Kur’an, kurtuluşu soyut temennilerle değil; iman, ibadet ve ahlak bütünlüğüyle tarif eder.
Allah Teâlâ buyuruyor:
“Ey iman edenler! Rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.
Allah yolunda, O’na yaraşır şekilde cihad edin. O sizi seçti ve dinde size hiçbir zorluk yüklemedi. Babanız İbrahim’in dinine uyun. Allah sizi daha önce de, bu Kur’an’da da ‘Müslümanlar’ diye isimlendirdi ki Peygamber size şahit olsun, siz de insanlara şahit olasınız.
Öyleyse namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah’a sımsıkı sarılın. O sizin Mevlânızdır. O ne güzel Mevlâ, ne güzel yardımcıdır!” (Hacc, 22/77-78)
Bu ayetlerde kurtuluşa vesile olacak dört temel husus zikredilmektedir:
a) Rükû ve secde ile Allah’a yönelmek, yani namaz kılmak,
b) Allah’a kulluk ve ibadet bilinciyle yaşamak,
c) Hayır ve salih amellerde bulunmak,
d) Allah yolunda hakkıyla cihad etmek.
Genel çerçevede ibadetler ve kulluk davranışları emredilmiş; bunun ardından, ibadeti de içine alan daha geniş bir kavram olarak hayır ve iyiliklerin çoğaltılması istenmiştir. Namazın dosdoğru kılınması ve zekâtın verilmesiyle farzlar vurgulanmış, ardından Allah’a sımsıkı sarılmamız; yani O’nun verdiği aklî ve naklî delilleri doğru değerlendirmemiz, lütuflarından istifade etmemiz ve O’nun korumasına sığınmamız emredilmiştir.
Hacc Suresi’nin bu umut veren hitabı, hemen ardından gelen Mü’minun Suresi ile açıklığa kavuşmaktadır. Hacc Suresi’nin sonunda “kurtuluşa eresiniz” buyruğuyla verilen müjde, Mü’minun Suresi’nin başında yedi temel vasıf sayılarak somutlaştırılmıştır:
“Mü’minler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
Onlar ki namazlarında huşû içindedirler.
Onlar ki faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.
Onlar ki zekâtı verirler.
Onlar ki iffetlerini korurlar.
Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunanlar bunun dışındadır; bundan dolayı kınanmazlar.
Kim bunun ötesine geçerse, işte onlar haddi aşanlardır.
Yine onlar ki emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.
Ve onlar ki namazlarını devamlı ve titizlikle kılarlar.
İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.
Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Orada ebedî kalacaklardır.” (Mü’minun, 23/1-11)
Allahu Teâlâ, ebedî hayat için kurtuluşun açık formülünü bizlere bu ayetlerle bildirmiştir. Burada sayılan bu yedi özelliği hayatına hâkim kılan mü’minler için kurtuluşun kesin ve muhakkak olduğunu müjdelemektedir.
Rabbimiz, bu ayetlerde tarif edilen kullardan olmayı bizlere nasip eylesin; zira gerçek kurtuluş, ancak O’nun razı olduğu bir hayatla mümkündür.
Yorumlar
Kalan Karakter: