Berat gecesini, daha doğru bir tabirle Şaban ayının yarısı olan geceyi idrak ediyoruz. Bu gece İslam kültüründe:
-Günah yüklerinden kurtulma,
-Yeni ve temiz bir sayfa açma,
-Rabbimize yeniden yönelme gecesi olarak bilinir.
Her ne kadar Duhan suresinin ilk ayetlerine dayanarak Kur'an'ın Berat gecesinde indirildiğini iddia edenler varsa da, bu isabetli bir yaklaşım değildir. Çünkü, Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı gecenin Kadir Gecesi olduğu Bakara,185 ve Kadir,1. Âyetlerde açıkça belirtilmiştir. Hz.Peygamber aleyhisselamın bi’seti (yani ilk vahiyle gelen peygamberlik görevi) de Ramazan ayında olmuştur. Kadir gecesi Kur'an'da geçtiği halde, Berat gecesi geçmez.
HADİSLERDE ise, Berat gecesinin önemine dair bazı rivayetler vardır. Bir tanesini aktarmakla yetinelim:
“Şaban’ın yarı gecesi olunca, Allah Teâlâ dünya semasına tecelli eder ve müşrik ile kin tutan dışında herkesi bağışlar.”
(İbn Mâce, İkâmetü’s-salât, 191)
Bu ve benzeri hadislerden hareketle Berat gecesi "bağışlanma" için, bir fırsat kabul edilir. Peki bu geceyi nasıl değerlendirmeliyiz? Bir insan suçunu, günahını nasıl affettirebilir? Tabii ki; tevbe ile, bağışlanma talebi ile, af dileği ile... O halde, öncelikle günahlarımızı itiraf edip samimi bir tövbe ile Allah'a yönelerek işe başlamalıyız. Geçmişte yaptığımız hatalar için içten, yürekten pişmanlık duymalıyız. Yüce makama el açıp; “Allah’ım! Beni affet, beni bağışla, bana merhamet et, beni yarlığa!..” diyebilmeliyiz.
İnsanın üzerinde sadece Allah hakları olmaz, aynı zamanda kul hakları da vardır. Varsa kırdığımız gönülleri tamir etmeli, ihmal ettiğimiz hakları hatırlayıp onlarla helalleşmeliyiz. Gerekirse özür dileyerek geçmiş hata ve yanlışlıklarımıza bir sünger çekmeliyiz.
Müslüman asla Kitapsız-Kur'an'sız gününü geçirmez, geçirmemelidir ama eğer bunda da kusurumuz varsa, bu geceyi fırsat bilip Kur’an'la buluşmalı, sadece metnini okuyarak değil, meal ve tefsirini de okuyup anlayarak manasını hayatımıza taşımaya niyet ve gayret göstermeliyiz.
Beş vakit farz namazı Müslümanlar olarak kılmak zaten kulluk görevimizdir ama bu gece fazladan kılacağımız nafile namazlar, yapacağımız içten dualar, dökülen gözyaşlarıyla yapacağımız yakarışlar; bu gecenin ziyneti, kendimizi affettirmenin vesilesi olacaktır.
Berat, bir muhasebe ve yenilenme gecesidir. Peygamberin tavsiyesiyle özellikle bu gece insan, Rabbine yönelip: "Allah'ım, Sen affedicisin, affı seversin, beni affet!.. Allah'ım, bedenime afiyet ver, İşitmeme sağlık ve huzur, görmeme sıhhat ve rahatlık ver. Çünkü, bunları Senden başka verecek İlah yoktur..." demeli, hem af hem de sağlık ve huzur talep etmelidir.
Dua, pazarlık yapma veya işi tamamen Allah’a havale etme demek değildir. Çalışmadan, çabalamadan, gerekli önlemi almadan, elinden gelen tüm gayreti göstermeden Allah’a dua etmek, saygısızlık olur. İnsan; haddini bilmeli, kendine düşen insani görevlerini yerine getirmeli, gücü dışındakiler için Allah’a yönelip yardım istemelidir. Aşağıdaki müjdeyle yazımızı bitirelim:
“(Allah'ın şöyle buyurduğunu onlara) Söyle: “Ey kendi aleyhlerinde aşırı giden ve kendilerine verdiğim meleke ve kabiliyetleri yanlış yolda sarf ederek günah işleyen kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (39-Zümer,53)
Allah, kusursuz olmamızı değil, samimi olmamızı istiyor. Allah bir insanı sevdi mi, onu özel korumasına alıyor. Öyleyse samimi olalım ve Allah’a kendimizi sevdirmeye çalışalım. Haydi kolay gelsin, geceniz bereketli olsun.
Yorumlar
Kalan Karakter: